logo

reklam
02 Temmuz 2014

150 yıllık rövanş

Aslında dünya için DÜN çok önemliydi! AK Parti’nin açıklayacağı CUMHURBAŞKANI adayının kim olacağı merak konusuydu!
En son Viyana, Paris ve Lyon gezisinde Başbakan Erdoğan’ın aday olacağına kesinlikle kanaat getirmiştim!
Belliydi!
Aynı gezide kimin BAŞBAKAN olacağını da gördüm! SIR değildi yani! Ama burası Türkiye! 24 saat çok uzun zamandı! Bu nedenle düne kadar bekledim!
Herkesin bildiği gibi Başbakan Erdoğan, 311 vekilin imzasıyla aday gösterildi!
Buraya kadar yazdıklarım bilinenler!
Ama bu aday göstermenin ve ardından Köşk’e çıkmanın altında yatan gizli gerçek ne?
Bizim bilmediğimiz ve bize anlatılmayan gerçek bu!
Bunu bilmediğimiz zaman ülkemizdeki asıl sorunun da ne olduğunu ıskalamış oluyoruz!
Bu saatten sonra herkes ezberlenmiş cümlelerle yorum yapacak!
Gazeteler, televizyonlar ortalama cümlelerle kirlilik yaratacak!
Ancak kimse doğruyu söyleyemeyecek!
Duyulması gerekenler, pas geçilecek!
Gelin o zaman yine biz bize dertleşelim…
Zaten sizden başka konuşacağım kimse de yok!
Sık sık söylediğim gibi Türkiye’deki türbülansların nedeni içerisi değildir!
Oyunu kuranlar dışarıda olup içerideki ayakçılarıyla sonuca gitmeye çalışır!
Sistem böyle işliyordu!
YABANCI emrediyor içerideki gönüllüler hemen harekete geçiyordu!
İşte dün ERDOĞAN’ın adaylığı açıklandığında bu sistemin sonuna gelindiği de ilan edilmiş oldu!
Artık Türkiye yepyeni bir sayfa açıyordu!
Abdülhamit’i hapse gönderip OSMANLI’yı yıkanlar, tarihimizi, dinimizi ve kendimize güvenimizi elimizden alanlar ilk kez yeniliyordu!
150 yıllık plan çöpe gidiyordu! İngilizler’in masada kurdukları tezgah çökerken, dün Kuzey Irak’ta bambaşka bir sayfa açılıyordu!
Erdoğan’ın Köşk’e çıkmasıyla Kuzey Irak’taki ÇIKIŞ birbirini tamamlıyordu!
İkisi de ANADOLU’yu esir alan anlayışın yıkılışını müjdeliyordu!
Önce BARZANİ’ye kulak verelim: “Son zamanlarda olan herşey bağımsızlığa ulaşmanın Kürdistan’ın hakkı olduğunu gösteriyor. Bundan sonra, bağımsızlığın amacımız olduğunu saklamayacağız. Irak şu anda fiilen bölünmüş durumda. Ülkenin yaşadığı bu trajik durumun içerisinde mi kalmamız gerekiyor? Bağımsızlığa karar verecek olan ben değilim.
Halktır. Bir referandum yapacağız ve bu aylar içinde olacak…”
Chatham House’larda yapılan ve Rothschild ailesinin desteğiyle onaylanan HARİTALAR tarihin çöplüğüne gidecek!
Bize biçilen elbise yırtılıp atılacak!
Barzani’nin Ankara’ya danışarak yaptığı bu çıkış çok önemli!
Bundan tam bir hafta önce ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Barzani’ye konuk oldu! Görüşme sonrası şunları söyledi: Bölünmüş bir Irak’ı kabul etmiyoruz. Irak’ın bütünlüğü için ABD üzerine düşeni yapacak. Maliki, başarısız oldu ve en kısa sürede gitmeli.
Washington bu sözlerle olaya farklı baktığını gösterdi!
Ama günlük yaşamayanlar için HAYAT daha anlamlıydı!
Türkiye’de çok önemli gelişmeler yaşanırken, Aralık 2012′de Neçirvan Barzani Time’a özel röportaj veriyordu! Çok kişinin hatırlamakta zorlanacağı söyleşide şöyle diyordu: “Türkiye bizim umut kapımız.
Eğer bu umut kapısı kapanırsa, Bağdat’a teslim oluruz ve hepimizin çıkarları tehlikeye girer. Özellikle belirtmeliyim tam bağımsız bir Kürdistan için fırsat olduğunu biliyoruz. Ancak buna Türk ordusunun da izin vermeyeceğini çok iyi biliyoruz.”
Yani Barzani ve Ankara olaya BARONLAR gibi bakmıyordu.
BARONLARIN
sözlerinin üstüne ilk kez bölgede söz söyleniyordu!
Ama bunu gören ve anlayan çok kişi yoktu!
Barzani’nin sözlerinden bir hafta önce de Neçirvan, Ankara’ya gelip çok önemli görüşmeler yapmıştı! Belki de Barzani, BAĞIMSIZLIK ÇIKIŞINI bu nedenle yapıyordu!
Kim bilir!
Bölgede bunlar olurken yani KÜRT KARDEŞLERİMİZ bize gelirken, Erdoğan da KÖŞK için adımını atıyordu!
Bu faiz ve vaiz lobisinin mağlubiyetinin duyurusuydu! Ankara ve İstanbul’u MESKEN tutan LORDLAR KAMARASININ sırtının yere yapıştığının haykırışıydı!
Abdülhamit Han’ın intikamının alınmasıydı!
Cumhuriyet’i istedikleri şekilde kurduranlara atılmış en anlamlı goldü!
Kraliçe’nin adamı olmakla gurur duyanlara indirilen en büyük şamardı!
Bu Türkler’in tarih sahnesine çıkıp hem kendini hem kardeşlerini hatırlamasıydı!
Tarihin geri dönüşüydü!
Gururlu ve vicdanlı millet olan TÜRKLER’in “Artık bizsiz burada oyun kuramazsanız! Bizim istemediğimiz hiçbir şey olmaz!” mesajıydı!
En son geldiğinde Bursa YEŞİL CAMİİ’nde sandalyede oturup poz veren KRALİÇE’nin yenilmesiydi!
150 yıllık bir rövanşın alınmasıydı!
Hiç çıkarmadığı beyaz eldivenlerinin artık burada işe yaramayacağının ilanıydı!
Ekmeleddin Bey’e SPONSOR olup “Yürü arkanda biz varız!” garantisi veren dev Yahudi şirketlerin kündeye gelmesiydi!
Ne olacaklarına karar veremeyen CHP’nin, Kemal Bey’in ellerinde can verişiydi!
Değişim demekti bütün bu olanlar!
Sadece bir ADAY değildi ortaya çıkan! İngiliz sömürge imparatorluğunun pılını pırtını toplayıp buradan gitme zamanı gelmişti!
Bunun zamanı da 10 Ağustos’tu!
Bu nedenle Erdoğan gezisine SAMSUN ve ERZURUM’dan başlıyor! İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI için asıl şimdi start verildi!
Ülke artık sonsuza kadar bizim olacak!
Erdoğan’ın karşısında Ekmeleddin Bey yok!
Kraliçe’yi yeneceğiz sandıkta!
Olay bu!
Gerisi teferruat!
Anlayanlar anlamayanlara anlatsın!
Lütfen!

Share
#

SENDE YORUM YAZ

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi
*

patent